Önce 25. Bölümü Okuyunuz
25. Bölüm: Sarıkent- Şeyda Nur, Misafirini Beklerken
“Maya bildiğim Maya değildi, Nysa ise hiç değildi.
Bence bu sabah o bizi kandırmış.
İkisi de kendilerini başka türlü göstermeyi başaran,
gerçekte bambaşka olan iki sır küpü kadın.”
Selim Baha ve Timothy, Maya ve Nysa’yı
geçirdikten sonra parlak ay ışığı altındaki dağınık sofranın başında hala oturuyor,
konuşmadan müzik dinliyorlardı. İkisinin de yatmaya niyeti yoktu.
“Güzel bir geceydi,” dedi Timothy.
Uzun zamandır böyle bir gece yaşamamıştı. “Küçükken gittiğim izci kampında gibi
hissetim kendimi bir ara.”
Selim güldü. “Ben de öyle hissetim
bir ara.”
“Az konuşuyorsun.”
“Hiç konuşmuyorum hatta Tim,
düşünüyorum.”
“Neyi?”
“Başından beri,” dedi Timothy.
“Maya bildiğim Maya değildi, Nysa ise hiç değildi. Bence bu sabah o bizi
kandırmış. İkisi de kendilerini başka türlü göstermeyi başaran, gerçekte
bambaşka olan iki sır küpü kadın.”
“Maya’nın bizi yanında istememesinin
nedenlerini daha iyi anladım,” dedi Selim, “o kızdan bir güç fışkırıyor ve çok
becerikli, yanındakiler ona ayak bağı olabilir, bunu hissediyor insan. Bu gece
bunu çok net hissetim.”
“Sadece becerikli değil,” dedi
Timothy, “bence o eğitimli biri. Dümdüz balerin sırtı ve uzun boynu insanı
yanıltıyor, ilk bakışta kuğu gibi ince ve zarif duruyor. Onu anlamak için kaslı
kollarına, bacaklarına ve kemikli büyük ellerinin gücüne bakmak lazım. O zaman
onda bir kadından çok bir erkeğin gücünü görüyorsun.”
“Bunu Maya’nın yanında söyleme,”
dedi Selim. “Eminim, bir erkeğe benziyorsun
yakıştırmasından hiç hoşlanmazdı. Benim anladığım; o bir kadının salt kadın
olarak nelere muktedir olabileceğinin bir örneği olarak görüyor kendini. Nitekim
bu gece buna benzer şeyler söyledi.”
“Şu Maya’nın bahsettiği tuhaf
insanı görmek isterdim,” dedi Timothy. “Orada yaşamaya nasıl devam edebilir
bundan sonra, bunu hiç düşündün mü Baha?”
“Yetkililere haber vermemi istemediler,
özellikle Nysa’nın direnci bence tuhaftı, onu hiç görmemiş bile. Ben sadece bir
gün için bekleyebilirim. Nysa ısrarla, bir gün bekle, dedi durdu. Ben de bir
gün bekleyeceğim ama kesinlikle haber vermek gerektiğine inanıyorum. Orada yaşamaya
devam edemeyeceği gibi Selo cinayetiyle ilgili olarak da soruşturulmalı. Bunu
saklayamam.”
“Kurallara çok bağlısın, mesleğin
bir kabuktu önceleri, şimdilerde o kabuk dışarıdan içeri doğru bir virüs gibi
sızıp her hücreni istila edip, seni dönüştürüyor, başka bir insan yapıyor. Bunun farkında mısın?”
“Hayır! Savcı olmayıp normal bir
insan olsaydım da aynı şekilde düşünürdüm.”
“Sanmıyorum,” dedi Timothy. “Ben
normal bir insanım ve Nysa’ya katılıyorum, o pek normal sayılmasa da bu konuda
haklı.”
Selim, Timothy’nin bu saptamasına önce
güldüyse de sonra ciddileşerek devam etti.
“Ne yapardın bu şartlarda, ortada
çaresiz bir durum var. Hem birinin yaşamı söz konusu hem de bir olayı çözmek lazım.
En iyi tanıklardan biri o. Mutlaka ifade vermeli, bildiği çok şey olabilir. Örneğin
o iki adamı tanıyor olabilir.”
“Bütün bunlar doğru olmasına doğru
ama ben o yaratığa hayat hakkı tanıyacaklarını düşünmüyorum. Ne yapacaklar onu?
Belki de Selo’nun cinayetini onun üzerine yıkarlar.”
“Belki de onu o öldürdü,” dedi
Selim.
“Ama Maya öyle demiyor. Maya’nın
bize anlattığından daha fazla şeyler bildiğine eminim. Parça parça ağızımıza
bal sürüyor. O çok daha fazla şey biliyor Selim Baha.”
“Farkındayım,” dedi Selim.
Dışarısı soğumuştu. Ege’den gelen
nemli esinti üzerlerine yapışıp kalıyordu. İkisi de bu konuşmayı battaniyelerin
altına girerek yapmışlardı. Saat ikiye geliyordu. Yatmaya karar verdiler. Birlikte
ortalığı toplayıp bulaşıkları yıkadılar, birlikte yatmaya gittiler.
Timothy, Maya Mor konusunu bu gece
hiç açmamıştı. Yemekte her şey normal gitmişti. Yemek boyunca Maya çok az konuşmuştu,
aklı başka bir yerdeydi. Timothy onun aklında olanlar dışında hiçbir şeyle ilgilenmediğini,
ilgilenir gibi yaptığını fark etmişti. Sadece bir kere ruh durumu değişim
göstermiş, Timothy onun baktığı yere bakmış; bir adamı kafası önde, lokanta bölgesine
doğru giderken görmüştü. Maya adamı gözleriyle takip etmiş sonra da yorgun
olduğunu, kalkacağını söylemiş, Nysa da onunla kalkmıştı. İkisi hızlıca toparlanıp
gitmişlerdi. Timothy, o adamın bugün intihar eden kızın babası olduğunu biliyordu,
kayalıkların orada onu görmüştü.
***
26. Bölümün Sonu
Her Hakkı Saklıdır. Hiç Bir Yerde Yayımlanamaz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder