Önce 22. Bölümü Okuyunuz.
Gülizar ve Fato, iki saattir alçak sesle konuşuyorlardı.
Birazdan kızlar buraya gelecek, yarın da evde taziye ziyaretlerini kabul edeceklerdi.
Bunu Fato istemişti, doğrusunun bu olduğunu düşünüyordu. Kızlar annelerinin
yanında olmalı, onunla birlikte görünmeliydiler. Bu Gülizar’ın istediği bir şey
değildi. Hatta hiç istemediği bir şeydi. Ama o da normal görünmenin ne kadar
önemli olduğunu bilirdi. Kızlar gelmeden bazı işlerini halletmek üzere yataktan
kalktı. Yürüyerek tuvalete gitti. Aynada yüzünü inceledi. Güzel gözlerine korku
sinmişti. O kadın gittiğinden beri aklı başında değildi. “O yaratık yaşıyormuş!” Doğru olabilir miydi? Oraya gitmeli, kendi
gözleriyle görmeliydi ama nasıl?
22. Bölüm: Saklı Yer’in Beklenmeyen Ziyaretçisi
-O benim kızım değildi, hiç olmadı.
Benden nefret ederdi.
-Sana benzerdi.
-O yüzden daha çok nefret ederdi.
Gülizar ve Fato, iki saattir alçak sesle konuşuyorlardı.
Birazdan kızlar buraya gelecek, yarın da evde taziye ziyaretlerini kabul edeceklerdi.
Bunu Fato istemişti, doğrusunun bu olduğunu düşünüyordu. Kızlar annelerinin
yanında olmalı, onunla birlikte görünmeliydiler. Bu Gülizar’ın istediği bir şey
değildi. Hatta hiç istemediği bir şeydi. Ama o da normal görünmenin ne kadar
önemli olduğunu bilirdi. Kızlar gelmeden bazı işlerini halletmek üzere yataktan
kalktı. Yürüyerek tuvalete gitti. Aynada yüzünü inceledi. Güzel gözlerine korku
sinmişti. O kadın gittiğinden beri aklı başında değildi. “O yaratık yaşıyormuş!” Doğru olabilir miydi? Oraya gitmeli, kendi
gözleriyle görmeliydi ama nasıl?
Fato içeride bulaşıkları yıkıyordu. Gülizar'ın yürüyebildiğini
yıllardır biliyordu ama kız kardeşine dair bildiği her şey; O'nun anlattıklarıyla sınırlıydı. Olaydan hemen sonra gittikleri hastanenin doktorları
yürüyememesine yol açacak fiziksel bir neden bulamamış ve bu durumu Gülizar’ın
geçirdiği travmaya bağlamışlardı.