Önce 28. Bölümü Okuyunuz
28. Bölüm: Yeraltı Mezar Evi - Derinlere İnen Kapılar
İçinde bulunduğu durumu unutabilse,
İstanbul’un en hoş adamları
beni karşılamaya gelmiş diye sevinir,
beni karşılamaya gelmiş diye sevinir,
bundan bir övünç payı da çıkartabilirdi.
Tarık Bey telefonu kapattı, Nysa
ile konuşmuştu. Saat sabahın yedisiydi. Nysa yola çıktığından beri günde iki
kere arayarak olan biten her şeyi anlatıyor ve onun neler yaptığını soruyordu.
Maya’nın haberi yoktu ama Kor’a bakma işi şimdi Tarık Bey’e kalmıştı. Remzi
Bey, yukarı çıkarken Tarık Bey’e haber veriyor, üst kata birlikte çıkıyorlar,
Remzi çiçekleri sularken o da Koruk’un mamasını veriyor, suyunu tazeliyor, onunla konuşuyordu. Nysa çok ısrar ettiği için
hiç istemeden kalkıştığı bir işti bu Tarık Bey’in. Ama eve yalnız girmeye razı olmamıştı.
Nysa, bundan Maya’ya hiç bahsetmemişti. Hiç tanımadığını bildiği Tarık amcasının,
Koruk’a bakmak için bile olsa, evine girmesinden hoşlanmayacağını akıl etmişti.
Dün akşam, oldukça geç vakitte,
saat birde gerçekleşen bir başka konuşmada Nysa, Maya ile yeraltı mezarlarına gittiklerini
sonra Selim ve Timothy’nin geldiğini anlatmış, elbette iki cesedi, onları Maya’yla
birlikte uçurumdan aşağı attıklarını anlatmamıştı. Bunlar, Tarık Bey’in
kaldıracağı konular değildi. Bunlar, adamcağızın
can evinden vurulmasına, telaşlanmasına, hatta hemen oraya doğru yola çıkmasına
neden olacak kadar vahim konulardı. Tarık Bey’in normal bir insan gibi
davranmasında şaşılacak bir şey yoktu ve özellikle Nysa konusunda oldukça korumacıydı.
