2014-2015
Dilara K. Tüfekçioğlu
Güneş, tepe noktasına daha ulaşmamıştı ama hava şimdiden çok sıcaktı. Ege’den gelen deniz melteminin serinletici etkisi, bir zamanlar minik bir göl olan; şimdi taş gibi donmuş, çatlamış, ağaçsız bu toprak zeminde hafif hafif hissediliyordu.
İki bin beş yüz dönümden daha büyük olmayan bu kurumuş bataklık üzerinde, toprağın içinden dışarı doğru fırlayıp çıkmış, beyazımsı mermer parçalar; bu yerin geçmişini, saklı sırlarını ifşa etmek üzere görünür olmaya karar vermiş gibiydiler.
Tepe üzerindeki bu kara kuru toprak parçası güzeldi. Güzelliğini; üstünde ve çevresinde yetişmiş, türlü çeşit ve renkte çiçeklerle bezeli çalılarına borçluydu.
Eskiden gölet olan bu bölge oldukça düz bir masayı andırıyor; deniz solda, batıda kalıyordu. Yukarıdan bakınca Ege’nin laciverte çalan rengini, nakış gibi işlenmiş minik koylarını görmek mümkündü. Denizin aksi tarafında, doğuya bakan yönde ise seyrek olarak dizilmiş küçük boylu ağaçlardan oluşan yeşil bir bölgenin başladığı görülebiliyordu.
Dilara K. Tüfekçioğlu
“Orası yerli halk için kutsal bir alan olabilir mi?
Ağaçlara, çalılara bağlanmış renkli bez parçaları vardı.”
Güneş, tepe noktasına daha ulaşmamıştı ama hava şimdiden çok sıcaktı. Ege’den gelen deniz melteminin serinletici etkisi, bir zamanlar minik bir göl olan; şimdi taş gibi donmuş, çatlamış, ağaçsız bu toprak zeminde hafif hafif hissediliyordu.İki bin beş yüz dönümden daha büyük olmayan bu kurumuş bataklık üzerinde, toprağın içinden dışarı doğru fırlayıp çıkmış, beyazımsı mermer parçalar; bu yerin geçmişini, saklı sırlarını ifşa etmek üzere görünür olmaya karar vermiş gibiydiler.
Tepe üzerindeki bu kara kuru toprak parçası güzeldi. Güzelliğini; üstünde ve çevresinde yetişmiş, türlü çeşit ve renkte çiçeklerle bezeli çalılarına borçluydu.
Eskiden gölet olan bu bölge oldukça düz bir masayı andırıyor; deniz solda, batıda kalıyordu. Yukarıdan bakınca Ege’nin laciverte çalan rengini, nakış gibi işlenmiş minik koylarını görmek mümkündü. Denizin aksi tarafında, doğuya bakan yönde ise seyrek olarak dizilmiş küçük boylu ağaçlardan oluşan yeşil bir bölgenin başladığı görülebiliyordu.