30 Nisan 2018 Pazartesi

7. Bölüm: Sebil Apartmanı’ndan Tarihe Bakan Adam

Önce 6. bölümü okuyunuz.




Bazı anlar vardır o anlarda konuşulmaz, konuşulamaz.

Bu da o anlardan biriydi. 
Tarihin o anda değişmekte olduğunu hissedersiniz.
Domino taşlarından ilki yerinden oynatılmıştır, 
bunu bilirsiniz.


Maya, Şeyda Nur ile konuşurken Nysa da evinden çıkmaya karar vermişti. Sabahtan beri Maya’yı birkaç kere aramış, mesaj bırakmıştı ama sonuç yoktu. Maya telefonunu kapatmıştı. O aramadıkça, ulaşması imkânsızdı.

Kahvaltısını çoktan etmiş, haberleri dinlemiş, gazetelerini okumuştu. Can sıkıntısıyla çalışma odasına girdi. Lacivert kaplı defteri eline aldı. Bir saat kadar yazdıktan sonra defteri kapatıp, çalışma masasının çekmecesine kaldırdı. Deftere şunları yazmıştı:
“Mor, aramadı. Bana kızdı, biliyorum. Yalnızlığına başkalarının dokunmasını istemiyor. Özellikle orada. Saldırıya uğradığı yere yalnız başına gitti. Endişelenmek neden yanlış olsun, endişeleniyorum işte. Bugün üçüncü gün. Müzevirlik yaptığımı, nerede olduğunu Selim’e söylediğimi itiraf edecektim ama o, izin vermedi.

26 Nisan 2018 Perşembe

6. Bölüm: Sarıkent: Şeyda Nur’un Seçimi

Önce  5. bölümü okuyunuz:

5. Bölüm 




Maya en alt kata indi, 
apartmanın kapısından çıkmadan önce 
oraya yerleştirilmiş olan aynada
bir kere daha kendine baktı –girerken de bakmıştı. 
Bu bizim bildiğimiz Maya değildi. 



Maya Mor, sabah kalktığında telefonunun mesaj ışığının yanıp söndüğünü gördü. Nysa’dan mesaj vardı: “Uyanınca beni ara! Önemli!”

Maya, kaşlarını çatarak mesajı okudu. Sonra kısaca yanıt verdi: “İşim var.” Nysa’nın mesajlarının devamının geleceğini hissederek telefonunu tamamen kapattı. Burada olduğu sürece sadece gerekli olduğu anlar açacaktı.

Sabahleyin yine aynı şeyleri yaptı; koştu, spor yaptı, yüzdü ve kahvaltı etti. Bugün pansiyondaki ikinci tam günüydü.

Şimdi, kuru bir toprak parçası olan Kuşlu Gölet’te mermer taşların varlığını bildiren kişinin adını ve adresini proje sorumlusundan almış olan Maya, bugün o kişiye bir ziyaret yapacaktı. Elindeki adreste Sülün sok. Martı apartmanı yazıyordu. Sarıkent’deki sokaklara genellikle bitki ve hayvan isimleri verilmişti. Apartmanların, tek veya çift katlı evlerin de isimleri vardı.

23 Nisan 2018 Pazartesi

5. Bölüm: Sebil Apartmanı: Beklenmeyen Misafir

Önce 4. bölümü okuyunuz.



“Hayatıma iki yeni insan girdi. 
İkisinin de önemli olacağını hissediyorum.”


Selim Baha Birgili, o gün akşam altı sularında Maya’nın evine geldi. Daha önce evden telefonla aramıştı ama açan olmamıştı. Cep telefonundan aramamıştı çünkü o, Maya’nın evini görmek istemişti. Evi, çevresini, kapıcıyı, komşularını… Maya, Assos’a gideceğini söylemişti ama zamanını söylememişti. Evde bulamayabilirdi Maya’yı ama zaten bunu göze almıştı. Maya’nın babasıyla tekrar konuşmuş, ilgileneceğine söz vermişti. İstemeden de olsa bir sorumluluk yüklenmişti.

Kapıyı çaldı. Tek bir kere çalmasına rağmen kapı açıldı. Parlak gözlü, neşeli bir yüz buldu karşısında. “Başka biri?” Maya’nın bir arkadaşı olmalıydı. Demek Maya evdeydi.

“Maya’yı aramıştım” dedi adam.

“Ben Nysa” dedi, kadın gülerek. Konuşurken yüzündeki perçemi eliyle düzeltmeye başlamıştı. Heyecanlandığı zaman bunu yapardı. “Maya’nın üst kattaki komşusuyum. Kedisine bakıyorum. O dün gitti.”

4. Bölüm: Sarıkent: Maya Mor İz Peşinde

Önce 3. bölümü okuyunuz



AN


“Bu kadın başımı derde sokabilir. 
Adam da… 
Dikkatli olmalıyım. 
Belki de bunun için çok geç kaldım.”


Maya’nın uçaktan indikten sonraki ilk işi araba kiralamak oldu. Sarıkent’e doğru yola çıktı. Eski kaldığı pansiyonda değil de ona yakın başka bir pansiyonda önceden yer ayırtmıştı. Pansiyon sahile yakındı, üst kat balkonu batıya bakıyordu, huzur verici bir deniz manzarasına sahipti. Maya, başındaki yara belli olmasın diye küçük bir eşarp takmıştı. Onu da yaratıcı bir zariflikle bağlayıp, hoşluk yapmıştı. Yine de kısa saçları belli oluyordu ama bunun için de yalanı hazırdı. Kanser tedavisi gördüğünü söyleyecekti.

Pansiyonun adı, “Gül Teyze Pansiyonu”ydu. Pansiyon sahibinin adıydı bu. Bina iki katlı, çivit renkli, tertemiz bir yerdi. Üçüncü kat daha çıkılmamış ama her an kat çıkılacakmış gibi dümdüz bırakılmıştı. Her katta dört oda, odaların içinde banyo vardı. Odanın bir köşesine küçük bir buzdolabı konmuş, üstüne tezgâh görevi görecek küçük bir ahşap tahta yerleştirilmişti. Odalar balkonluydu, buralara portatif bir çamaşır kurutacağı konulmuştu. Maya bu ayrıntıyı gözden kaçırmayarak gülümsedi. Kaldığı birçok yerde çamaşırlarını çok kere balkon demirlerinde, yatak başlarında, bin bir yaratıcıkla bulduğu yerlerde kuruttuğu çok olmuştu. Gül Teyze ellisine yaklaşmış; orta boylu, pamuk gibi beyaz, yumuşacık tenli, güçlü bir bedene sahip, dilbaz bir kadındı. Kızları ve damatlarıyla birlikte yaklaşık on beş yıldır bu işi yapıyordu.

16 Nisan 2018 Pazartesi

3. Bölüm "AÇILIŞ" İki Sürpriz: Apartmandaki Komşu, Telefondaki Adam

Önce 2. Bölümü Okuyunuz.
2. Bölüm "AÇILIŞ" Osmanbey: Sebil Apartmanı




“Aslında Nisan ama ben Nisa haline getirdim. 
Böylesi daha güzel. 
Yalnız yazarken, ‘i’ yerine ‘y’ kullanıyorum.
Nysa yani.”

Güler yüzlü, güzel yüzlü bir kadın kapıyı çaldı. Üst kattaki komşuydu. İki yıldır burada oturuyordu. Kafasına takılan bir şeyi sormak için 6 numaraya inmişti. Kendisi en üst katın yani 7 numaranın sahibiydi. Ev babasından kalmıştı.

Saçları kısacık kesilmiş genç bir kadın kapıyı açtı. Güler yüzlü kadın, Maya’yı gördü. Gördüklerini evine gidince yazdı. Gözlemlerini neredeyse her gün yazardı. A5 boyutlarında bir sürü defteri vardı. Bu aralar yeşil deftere devam ediyordu. Hepsi aynı marka renk renk defterler. Yeşil defterinin geriye kalmış son sayfasına şunları yazdı:
Bugün alt komşumu yakından tanıdım, adı Maya. Bir adı daha var; Mor. Soyadını biliyordum zaten: Yazgıcı. Onu ilk kez yakından gördüm. O farkında değil ama buraya taşındığından beri onu izliyorum. Bugüne kadar. Bugün nihayet kendimi tanıttım. Fiziksel özellikleri: 1.75 boyunda, 65 kilo (tahminen); kumral, kızılımsı saçlı ama kızıl değil, doğal rengi bu, boya değil. Şu anda saçlarını kısacık kestirmiş. Kafasında bir yara var. Tatilde kaza geçirmiş. Öyle diyor (inanmadım).

9 Nisan 2018 Pazartesi

2. Bölüm "AÇILIŞ" Osmanbey: Sebil Apartmanı

Önce Birinci Bölümü Okuyunuz.



Maya onu kucağına aldı ama o, 
hala söylenmeye devam ediyordu. 
“Özlemişsin ve bana kızmışsın,” dedi Maya.


Maya Mor Yazgıcı’nın evi Şişli Halaskârgazi Caddesi üzerindeki eski apartmanlardan birindeydi.

Apartman sakinlerinden Tarık Bey’in araştırmalarına göre burası 1952 yılında yapılmıştı. Mimarı belli değildi. Mimarının belli olmaması apartmanın öksüz kalmasına, literatüre girmemesine, araştırma konusu olmamasına yol açmış gibiydi. En azından Tarık Bey böyle düşünüyordu. Tarık Bey, araştırma sonuçlarını metal bir levha üzerine yazdırıp, güzel giriş kapısının sağdaki girintisine çiviletmek istemiş ama yeterli bilgiye ulaşamadığı için bunu yapamamıştı. Henüz.

Çoğu kişi için, cadde üzerinde az sayıda kalmış benzeri apartmanların da bir kimliği yoktu. Kim yapmış, ne zaman yapılmış belli değildi. Caddeden geçen insanlar, görmeyen gözlerle geçmiş zaman güzellerinin önünden geçer giderdi. Tarık Bey’in hesabına göre, sadece bin kişide bir kişi; kafasını kaldırır, zaman harcıyorum kaygısı yaşamadan doya doya onları seyreder, cephenin unutulmaması gereken çizgilerini, motiflerini beynine işler, geçmişten kalan izleri sindirir, ayrıntıları unutacaklarını ama siluetini ve bu anı unutmayacaklarını bilerek, gözlerine kadar yayılan bir gülümsemeyle ayrılırlardı oradan.

7 Nisan 2018 Cumartesi

1. Bölüm "AÇILIŞ" Maya Mor: Kuşlu Gölet'te Saldırı

2014-2015
Dilara K. Tüfekçioğlu



“Orası yerli halk için kutsal bir alan olabilir mi?
 Ağaçlara, çalılara bağlanmış renkli bez parçaları vardı.”


Güneş, tepe noktasına daha ulaşmamıştı ama hava şimdiden çok sıcaktı. Ege’den gelen deniz melteminin serinletici etkisi, bir zamanlar minik bir göl olan; şimdi taş gibi donmuş, çatlamış, ağaçsız bu toprak zeminde hafif hafif hissediliyordu.

İki bin beş yüz dönümden daha büyük olmayan bu kurumuş bataklık üzerinde, toprağın içinden dışarı doğru fırlayıp çıkmış, beyazımsı mermer parçalar; bu yerin geçmişini, saklı sırlarını ifşa etmek üzere görünür olmaya karar vermiş gibiydiler.

Tepe üzerindeki bu kara kuru toprak parçası güzeldi. Güzelliğini; üstünde ve çevresinde yetişmiş, türlü çeşit ve renkte çiçeklerle bezeli çalılarına borçluydu.

Eskiden gölet olan bu bölge oldukça düz bir masayı andırıyor; deniz solda, batıda kalıyordu. Yukarıdan bakınca Ege’nin laciverte çalan rengini, nakış gibi işlenmiş minik koylarını görmek mümkündü. Denizin aksi tarafında, doğuya bakan yönde ise seyrek olarak dizilmiş küçük boylu ağaçlardan oluşan yeşil bir bölgenin başladığı görülebiliyordu.

Tanıtım- Maya Mor Rastgele Karşılaşmalar

2014-2015
Dilara K. Tüfekçioğlu

[DİKKAT! Burada tanıtım amacıyla yapılmış kısa bir özet var. Belli ölçüde ipucu içeriyor. Bu tür ön bilgilerden hoşlanmıyorsanız, bu bölümü okumayınız.]


Kahramanımız Maya Mor adında genç bir antropolog ve arkeolog; araştırma yapmak için gittiği Kuşlu Gölet’te saldırıya uğrar. İyileştikten sonra başına gelenlerin nedenini araştırmak için buraya geri döner.

Tatil yeri olan Kuşlu Gölet civarında kimliğini belli etmeden yaşar. Orada birçok insanla tanışır bu arada Maya’nın herkesten gizlediği bir özelliği olduğunu keşfederiz.

Köyde eski bir porno yıldızı olan bir kadın, münzevi bir adam, genç ve hasta bir çocuk,  bir baba ve diğerleri; olayların hızlı ritmi içinde tesadüfen bir araya gelir, karşılaşma yaşarlar.

Maya Mor’u takip ederek tatil mekanına gelen yeni tanıştığı kişiler de  -kimisi isteyerek kimisi de istemeyerek- Maya'nın tesadüfen keşfettiği sırların içine karışırlar.

Sebil apartmanı sakini Tarık Bey ise Osmanbey caddesinin tarihini yazan eski bir gazetecidir. Araya onun istemeden karıştığı maceralar ve yazdığı tarihten parçalar girer.



Her karşılaşma yeni bir kavşak noktasıdır ve karşılaşanları seçim yapmak zorunda bırakmaktadır. Maya Mor, başına gelenlerin nedenini öğrenmeye çalışırken başka soruları/sorunları da açığa çıkarır.

*Her hakkı saklıdır. Hiç bir yerde yayımlanamaz.