Önce 32. Bölümü Okuyunuz
Maya Mor, Nysa’ya, “hadi gidelim, geç oldu,” diyerek ayağa
kalkmıştı ki, Derviş onu durdurdu. “Artık burada yaşayamayacağıma göre buraya
ait bazı sırları açık etmem de bir sakınca görmüyorum. Size bir armağan vermek
isterim Mor.”
32. Bölüm: Baba Kasım'ın Soruşturması
“Sen buraya geldiğinden beri hayatım değişti Maya Mor.
Bir taşı harekete geçirdin.
Ondan sonra onun çarptığı başka taşlar da harekete geçti,
şu anda bütün taşlar yıkılıyor.”
Maya anlamıştı. Kalakalmış, heyecanlanmıştı. Bu, şu sıralar
en fazla istediği bir şeydi. Burayı keşfettiğinden beri bu alanı araştırmak
için zor zapt ettiği delice bir istek duyuyor, Derviş’in buradan gitmesini dört
gözle bekliyordu. Başkaları buraya girmeden didik didik araştırmayı kafasına
koymuştu. Sarıkent’e ikinci kez gelişinin altında yatan en önemli nedenlerden
biri de buydu zaten. Burası keşfedilmeye hazır hazineydi, bir mirastı,
bilinmeyen bir yerdi. Hangi arkeolog, hangi antropolog böyle bir gizemli yerden
etkilenemezdi ki… Maya’nın karşısına çıkan hayatının fırsatıydı bu.
