Önce 13. Bölümü Okuyunuz
Maya, ertesi gün Maya Mor olarak pansiyondan çıktı arabasıyla
gölete doğru gitti, arabadan Kali-Maya olarak indi. Uzun bir yürüyüş yaparak
önceki geceki olay yerine geldi. İçine düştüğü deliğin ağzı tahta parçaları ve
taşlarla kapatılmıştı. Etrafta kimse yoktu. Maya eli belinde, bulunduğu yerden zar
zor seçilen ilerideki barakaya doğru yürüdü. Kulübenin kapısı sonuna kadar
açıktı, ihtiyatı elden bırakmadan içeri girdi. İçerideki azıcık eşya dağılmış,
sağa sola saçılmıştı. Köşede dertop edilmiş çok eski pis bir şilte, yerde yığın
halinde duran, betonlaşmış birkaç battaniye, lime lime olmuş birkaç minder, bir
tane boş piknik tüpü, birkaç tane tencere ve tabak, içinde bardak, çatal, kaşık
olan eskimiş bir kutu, eski bir iki gazete ve dergi vardı. Bir tanesi bir moda
dergisiydi. Ve bir kitap vardı ki neredeyse parçalanmış bir kitaptı bu. Maya onu
eline alıp, baktı: Mülksüzler. “Vay, vay, vay!” Kim, burada Mülksüzler'i
okuyor olabilirdi. Başka bir kitap değil de neden Mülksüzler. Ne garip, diye
düşünürken barakaya birinin girdiğini hissetti, hızla döndü, belindeki silahı;
sihirli bir nesneymiş gibi elinde belirivermişti.
13. Bölüm: Teknede İki Adam: “Hatırlıyorum!”
“Niçin yaşamaları gerekiyormuş!
Beni de buraya bırakmışlar.
Ben yaşadım da ne oldu?"
Maya, ertesi gün Maya Mor olarak pansiyondan çıktı arabasıyla
gölete doğru gitti, arabadan Kali-Maya olarak indi. Uzun bir yürüyüş yaparak
önceki geceki olay yerine geldi. İçine düştüğü deliğin ağzı tahta parçaları ve
taşlarla kapatılmıştı. Etrafta kimse yoktu. Maya eli belinde, bulunduğu yerden zar
zor seçilen ilerideki barakaya doğru yürüdü. Kulübenin kapısı sonuna kadar
açıktı, ihtiyatı elden bırakmadan içeri girdi. İçerideki azıcık eşya dağılmış,
sağa sola saçılmıştı. Köşede dertop edilmiş çok eski pis bir şilte, yerde yığın
halinde duran, betonlaşmış birkaç battaniye, lime lime olmuş birkaç minder, bir
tane boş piknik tüpü, birkaç tane tencere ve tabak, içinde bardak, çatal, kaşık
olan eskimiş bir kutu, eski bir iki gazete ve dergi vardı. Bir tanesi bir moda
dergisiydi. Ve bir kitap vardı ki neredeyse parçalanmış bir kitaptı bu. Maya onu
eline alıp, baktı: Mülksüzler. “Vay, vay, vay!” Kim, burada Mülksüzler'i
okuyor olabilirdi. Başka bir kitap değil de neden Mülksüzler. Ne garip, diye
düşünürken barakaya birinin girdiğini hissetti, hızla döndü, belindeki silahı;
sihirli bir nesneymiş gibi elinde belirivermişti.
İşte bu oydu. Önceki günün esrarengiz adamı veya her neyse. Şimdi
ışık vardı, evvelsi geceki gibi değildi ortam. Maya onu görebiliyordu. Hayretle
soluğunu tuttu. Bu bir insana benziyordu ama…