14 Haziran 2018 Perşembe

22. Bölüm: Saklı Yer’in Beklenmeyen Ziyaretçisi


Önce 21. Bölümü Okuyunuz


 



Derviş adamdaki kötülüğü hissetti.
 İçi çamur gibiydi. 
Giderken yanındaki herkesi 
bu çamurun içine düşürüp kirletmek istiyordu.

Ay doğarken yeraltı evine doğru sessizce yürümekte olan Gölge, karşısında bir karaltı görerek durdu. Az önce evini kirleten o dört kişiyi arabalarına binene kadar takip etmiş, gittiklerini gözleriyle görüp rahatlamış olarak geriye dönmüştü ama şimdi ne yapacağını bilememenin sıkıntısıyla içi bulanıyordu. Üç dört saat önce burada iki adamı, Selo amcasını öldürdükleri için parçalayarak öldürmüştü. Derviş onların neden geri geldiğini biliyordu.  Buradaki yer altı odaları, bir tek Derviş’in muhteşem evinden ibaret değildi. Birbirlerine galerilerle bağlı birçok oda vardı. Onlardan birinde, elde ettikleri ganimetten arta kalanlar saklıydı.  Selo, “bakacak daha çok yer var ama gerek yok, galeriler çökmüş, onları açmaya kalkarsak hayatımız tehlikeye girer,” demişti. O iki adam Selo’nun satmaları için ara sıra verdiği kırıntılarla idare etmeyi bırakmış, önce onu günlerce takip etmiş, araştırmalar yapmış, hem Derviş’in varlığını hem de gizli yeraltı evini öğrenmişlerdi. Bütün bunları; Derviş’in uzaklara gittiği, yürüyüşlere çıktığı ve Selo’nun aşağıdaki evinde olduğu zamanlarda yapmışlardı.

11 Haziran 2018 Pazartesi

21. Bölüm: Bir Gece Macerası

Önce 20. bölümü okuyunuz.



 “Affetme gücü istiyorum. 
Ruhumu temizlemek, eski defterleri kapatmak, 
huzur bulmak istiyorum.”


Maya Mor Arabasını her zamanki yere bıraktı. Yukarı çıktılar, göleti geçtiler. Maya çantasından fenerini çıkarmıştı. Ormanın içindeki patikaya geldiler. Maya bir ara kısaca Derviş’ten bahsetti Nysa’ya. Selo’nun kim olduğunu anlattı. Onu öldüren adamların buraya gelirlerse Derviş’le karşılaşabileceklerini düşündüğünü söyledi. Nysa hiç sesini çıkarmadan dinlemişti. Maya Mor,  fenerin sınırlı ışığı altında sessizce dinleyen ve kolaylıkla ilerleyen Nysa’nın yüzünün değiştiğini görebiliyordu. Gözlerinde garip bir ışık vardı. Çok dikkatli ve çok ciddiydi. Tanıdığı Nysa’ya benzemeyen biriydi. Derken Nysa’nın elindeki tabancayı gördü. 

“Hey o nedir?”

“Yanıma aldım, ne olur ne olmaz diye.”

7 Haziran 2018 Perşembe

20. Bölüm: Gül Pansiyonu: Sürpriz Misafir


Önce 19. Bölümü Okuyunuz

 



-Başka ne biliyorsun?
-Biliyorsun değil, ne anladın, diyeceksin.


Maya Mor pansiyonun küçük bir holden ibaret resepsiyon bölümüne girer girmez aldı haberi. Gül,  bankete eğilmiş bir takım hesaplar yapmaktaydı. Maya’yı görünce kafasını kaldırdı ve havadisi verdi.

“Maya Hanım bir arkadaşınız geldi. Sizin yanınızdaki oda boştu, onu verdik.”

“Kim?” dedi Maya ama “kim” diye düşünmeye başladığı anda, aslında, “kim” olduğu aklına düşmüştü bile.

“Nisan Hanım,” dedi, Gül.

“Elbette!”

Maya Mor suratsız bir ifadeyle merdivenleri tırmandı, odasının yanındaki odayı yani Nysa’nın odasını, kapıya kulağını dayayarak dinledi. Hiç ses yoktu. Maya da sessizce kendi odasına yöneldi. Yalnız kalmaya fazlasıyla ihtiyacı vardı. Ama dehşetle fark etti ki, duymaya çalıştığı sesler kendi odasından geliyordu. “Nysa burada!”

4 Haziran 2018 Pazartesi

19. Bölüm: Yeniden Bardacıklar

Önce 18. bölümü okuyunuz.


“Bütün kadınların gözü üstünde kaldıydı. 
Evli, dul, kız fark etmez. 
Sokakta bir yürürdü ki görmeliydin, arkasından kokusunu bırakırdı. 
Hepimiz duyardık o kokuyu.”



Maya Mor arabasını bulabildiği en kuytu ve en uygun yere bıraktıktan sonra Karya-Maya olarak arabadan indi. Gülizar’ın oturduğu sokağa geldiğinde sokağın kalabalık olduğunu, erkeklerin bir kenarda bekleştiklerini, kadınların bir eve girip çıktıklarını gördü, burası Gülizar’ın eviydi. Olayı duyanlar taziye ziyaretine geliyordu, tıpkı aşağıda Sarıkent’de olduğu gibi. Maya bu şartlarda Gülizar’la konuşamayacağını düşünerek bir an durakladı. Beklemesinin bir anlamı olmayacağını, taziye ziyaretlerinin akşama kadar, hatta günlerce süreceğini biliyordu. Gülizar’ı yalnız yakalaması mümkün olmayacaktı.

O sırada kadınlardan biri Maya’yı tanıdı. Bu daha önce evine girdiği, Çiçek isimli genç kadındı. Kadın, Maya’yı görünce; sevinç, merak, endişe duygularının hepsini birden yansıtmayı becerebildiği bir yüz ifadesiyle koşarak Maya’nın yanına geldi: “Duydun değil mi olanları?”

31 Mayıs 2018 Perşembe

18. Bölüm: Teknede İki Adam: “Aşk Kuşkuyla Yaşamaz!”

Önce 17. bölümü okuyunuz.

 


"Nasıl biterse bitsin 
şu anda yapılması gereken bir şeyi yapıyoruz. 
Aşk, kuşkuyla yaşamaz.” 


Nysa’nın gidişinden sonra teknede koyu bir sessizlik hüküm sürerken; Selim Baha deniz gözlüğünü, paletlerini takıp denize atlamış, derinlere doğru yüzüp, gözden kaybolmuştu. Timothy’nin, kayıtlı arşivinde bulunan belgesellerden birini izlemeye başlamasından bir saat sonra Selim döndü, duş aldı, teknenin mutfağında; domates, biber, peynir ve karpuzdan oluşan atıştırmalık tabağını hazırlayarak güvertedeki sehpanın üzerine yerleştirdi, İki bira açtı. Timothy hala izlemeye devam ediyor, konuşmuyor, Selim’in saldırısını bekliyordu. Yine de birasına uzandı, karpuzdan ve peynirden bir dilim alıp ağzına attı. Selim de aynı şeyleri yapıyordu. İkisi de aç karınla tartışma yapmanın doğru olmadığını bilecek kadar tecrübe sahibi insanlardı.

“Başla!” dedi Timothy. Beklemekten sıkılmıştı.

Selim Baha, nerden başlayacağını bilemeyerek sustu. Konuyu açmak için uzun uzun bir şeyler anlatmaya gerek var mıydı? Timothy, zaten her şeyi biliyordu.

“Neden? Bilmezlikten gelme! Tek bir sorum var: Neden?”