9 Temmuz 2018 Pazartesi

32. Bölüm: Baba Kasım'ın Soruşturması

Önce 31. Bölümü Okuyunuz

 




"Kilitlenmiş çenesinin arasından tıslayarak konuşuyordu. 
Dili ağzında rahat dönmüyor, sesler diline yapışıp kalıyordu. 
Mustafa adamdan gelen pas kokusunu duydu."


Aynı saatlerde bir adam çarşıdaki Kemal Bey’in kafesinde oturmuş, haber gönderdiği Mustafa’nın gelmesini bekliyor, önündeki ikinci birasını durmaksızın kafasına dikip, sigaraları birbirine ekleyerek aralıksız içiyordu.

Derken Mustafa göründü. Yüzü bembeyazdı, endişesini gizleyemiyordu. Bu adam, Berra’nın babası, onunla konuşmaya neden gelmiş olabilirdi. Babası, sabah erkenden Şeyda Nur’u götürmüş hala geri gelmemişti. Evden çıkarken bir ara annesine; adamın kafede beklediğini, kendisiyle konuşmak istediğini söylemek, aklından geçmişti ama bu ortalığı gereksiz yere alevlendirmek olacaktı. Sonunda kafasında bin bir soruyla adamın karşısına gelmiş, dikilmişti. Adam onu görünce hemen ayağa kalktı. İçtiklerinin parasını çoktan masaya koymuştu.

5 Temmuz 2018 Perşembe

31. Bölüm: Başka Bir Dünyaya Giriş

Önce 30. Bölümü Okuyunuz


"Yaşayan bir candan bahsediyoruz. 
Ölümün telafisi yok. 
Geri dönüşü yok.”


Derviş, Maya’nın; bu sahne bana bir şeyi hatırlattı, demesinin nedenini düşündü ama bu onun bulabileceği bir şey değildi. Maya Mor, bu içsel arayışa takılıp kalmış olarak yere bakarken, Nysa gelip onun omuzuna sevgiyle pat pat vurdu. “Nasıldı? Fena değildi bence.”

“Evet,” dedi Maya, kafasını kaldırıp.

“Bir kahve içelim,” dedi Nysa, “hepimiz hak ettik, bizim karşımızda içip durdun. Böyle lakayt seyirci de görmemiştim doğrusu.”

Derviş yerine oturdu, Maya karşısına geçti. Nysa kahveleri getirdi, sonra sandalyelerden birini getirerek iki koltuğun arasına yerleştirip oturdu. Sessizce kahvelerine içerlerken Nysa şöyle dedi: “Derviş neden bazı yerleri değiştirdin. Senin yüzünden şaşırdım, az daha rolden çıkıyordum.”

2 Temmuz 2018 Pazartesi

30. Bölüm: Bardacıklar: Kızkardeşler

Önce 29. Bölümü Okuyunuz


“Köy yeri burası 
herkesin her şeyi öğrenmesi için yarım saat yeter.  
Siz susacaksınız, biz de susacağız."


Saat öğlenin on ikisine geliyordu. Gülizar yatağına uzanmış gözleri tavanda yatarken, Fato gelenleri karşılıyor, çay getiriyor, onların getirdiği yiyecekleri alıp mutfağa taşıyor, arada Gülizar’ın yastığını düzeltiyor, bazen o küçücük odaya sıkıştırılmış sandalyelerden birini boş bulursa beş dakikalığına oturuyor, sonra ya mutfağa gidiyor ya da avluya çıkıp azıcık hava alıp geliyordu. Kızlar, annelerinin karşısına dizilmiş sandalyelerden ikisine yan yana oturmuştu. Hiç konuşmuyor, önlerinde kenetlemiş oldukları ellerine bakıyorlardı.

Ev sabahtan beri dolup taşıyordu. Bir gelen bir daha geliyordu. Bunu kimisi meraktan, kimisi de ayıp olmasın bugün onları yalnız bırakmamak lazım, diye düşündüğü için; çocuklarına bakmak veya ocağa yemek koymak veya yemeğin altını kapatmak için gidip, tekrar geliyordu.

28 Haziran 2018 Perşembe

29. Bölüm: Nişantaşı-Tarık Bey’in Gizli Görevi

Önce 28. Bölümü Okuyunuz

 


İçinde bulunduğu durumu unutabilse, 
İstanbul’un en hoş adamları 
beni karşılamaya gelmiş diye sevinir,
bundan bir övünç payı da çıkartabilirdi.


Tarık Bey telefonu kapattı, Nysa ile konuşmuştu. Saat sabahın yedisiydi. Nysa yola çıktığından beri günde iki kere arayarak olan biten her şeyi anlatıyor ve onun neler yaptığını soruyordu. Maya’nın haberi yoktu ama Kor’a bakma işi şimdi Tarık Bey’e kalmıştı. Remzi Bey, yukarı çıkarken Tarık Bey’e haber veriyor, üst kata birlikte çıkıyorlar, Remzi çiçekleri sularken o da Koruk’un mamasını veriyor, suyunu tazeliyor,  onunla konuşuyordu. Nysa çok ısrar ettiği için hiç istemeden kalkıştığı bir işti bu Tarık Bey’in. Ama eve yalnız girmeye razı olmamıştı. Nysa, bundan Maya’ya hiç bahsetmemişti. Hiç tanımadığını bildiği Tarık amcasının, Koruk’a bakmak için bile olsa, evine girmesinden hoşlanmayacağını akıl etmişti.

Dün akşam, oldukça geç vakitte, saat birde gerçekleşen bir başka konuşmada Nysa, Maya ile yeraltı mezarlarına gittiklerini sonra Selim ve Timothy’nin geldiğini anlatmış, elbette iki cesedi, onları Maya’yla birlikte uçurumdan aşağı attıklarını anlatmamıştı. Bunlar, Tarık Bey’in kaldıracağı konular değildi.  Bunlar, adamcağızın can evinden vurulmasına, telaşlanmasına, hatta hemen oraya doğru yola çıkmasına neden olacak kadar vahim konulardı. Tarık Bey’in normal bir insan gibi davranmasında şaşılacak bir şey yoktu ve özellikle Nysa konusunda oldukça korumacıydı.

25 Haziran 2018 Pazartesi

28. Bölüm: Yeraltı Mezar Evi - Derinlere İnen Kapılar


Önce 27. Bölümü Okuyunuz. 


 



Yüzündeki doğal mask, 
mimiklerinin görülmesi önünde bir engelledi.
Onu tanımak için derine inmek, 
içine girmek gerekiyordu.


Maya Mor, Yeraltı yapılarının olduğu yere geldiğinde aradan bir saat geçmişti. Çantası sırtındaydı, ayakkabılarının bıçaklarını açmış, kafasına beresini geçirmiş, güneş gözlüklerini takmıştı. Elinde eldivenler, üzerinde koyu yeşil pantolon ve tişört vardı. İkisi de terletmeyen özel bir kumaştan yapılmıştı. Bunları arabasının bagajında bulunan bavuldan çıkarıp giymişti. Gündüz vakti yeşillik bir alana bir iş için giderken bunları giyiyordu.

Derviş’in yeraltı evine geldi, girişin üzerindeki kapak kapalıydı. Maya kapağın üzerine kamuflaj amacıyla sürülmüş çamurların, yapıştırılmış çalı çırpının, aşınmış bozulmuş olduğunu gördü. Buraya gündüz ışığında gelen biri kapağı hemen keşfedebilirdi. Aşağı inmeden çevreyi dikkatle inceledi. Ormanın sesini dinledi. Kuş cıvıltısı duyamadığı için başını kaldırıp gökyüzünü taradığında; ilerideki uçurumun başladığı bölgeye birçok siyah kuşun inip çıktığını gördü: “Kuzgunlar…”